Erzurum Güncel- TRT’nin rekortmen dizisi Diriliş Ertuğrul’un yeni sezon ilk bölümü büyük ilgi gördü. İzleyiciyi ekrana kilitleyen dizide final sahnesinde Erzurumlu Sanatçı Recep Cinisli oynadı.

Dizide Erzurumlu oyuncu

Diriliş Ertuğrul dizisi yeni sezon ilk bölümüyle değişik açılardan ses getirdi. Dizide sözleri Nizami Paşa Saraçlı’ya ait , Şemistan Alizamanlı tarafından seslendirilen, “Tanrı, Türk’e Yar Olsun” parçası, ‘Allah Türk’e yar olsun’ şeklinde okundu.  Yeni oyuncuların rol aldığı dizinin final sahnesini ise bir Erzurumlu Sanatçı Recep Cinisli oynadı. Aksakallıların ok ve yay takdimi şeklinde geçen sahnede Recep Cinisli aksakallı büyüğü oynadı. Ertuğrul Bey’e  Oğuz Kağan’dan kalan  altın yay ve gümüş üç oku hediye eden aksakallı, bu nişanların ona kutlu olmasını, çıktığı yolda başarılar diledi. Bir çok filmde rol alan Cinisli , sahnedeki performansı ile de göz doldurdu.

Yeni konsept Diriliş Osman

Yapımcı Mehmet Bozdağ, geçtiğimiz haftalarda sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, dizinin gelecek yılki konseptine ilişkin açıklama yapmıştı. Dizinin “Diriliş Osman” konseptiyle devam edeceğini belirten Bozdağ, Diriliş Ertuğrul dizisi 2019-2020 sezonunda izleyicisiyle ‘Diriliş Osman’ konseptiyle buluşacak.” ifadesine yer vermişti. Paylaşımına oyuncu Burak Özçivit ile fotoğrafını ekleyen Bozdağ, “Uzun süredir büyük bir titizlikle yürüttüğümüz projede Osman karakterine ise Burak Özçivit hayat verecek. Bu vesileyle yol arkadaşlığımızın hayırlara vesile olmasını temenni ediyorum” demişti.

Öte yandan dizideki Kayı Obası’nın çadırındaki hayat ağacı motifleri ilgi çekti.

Hayat ağacı

Erzurum Çifte Minareli Medrese’de hayat ağacı tek başına görülür. Yalın bir zemin gösteren minare kaidelerinde, alt kısımlarda silmelerle çerçevelenmiş birleşik bir şekil olan büyük kabartmalar oturmaktadır. Taç kapının dış bordüründe simetrik olarak yerleştirilmiş hayat ağacı, rozet gibi işlenmiş ve boyun kısmı süssüz küçük bir vazodan çiçek buketi şeklinde yükselmektedir. Hurma ağacından uzanan büyük bir yaprak demetinde, tek tek uzun yaprakların ucunda meyveler ve ufak kuşlar görülür. Demetin ikiye ayrılan tepesinde ayaklarını yapraklara dayamak üzere çift başlı kartal figürü oturur.  Demetin sapı, kalın bir ay halkasından geçer ve iki ejder başı olarak çatallaşır. Yukarıya bakan bu ejderlerin başlarının uzunca boyunları yuvarlak bir ilmek olarak yükselir. Pul pul işlenmişlerdir. Başları yukarı olan bu ejderlerin beyzî gözleri gösterilmiş olup dilleri de çatallıdır. Bu kabartma az derinlikte sivri kemerli bir saha içindedir. Bu sahayı sınırlayan çerçeve üç kalın silmedendir ki ejder başları hizasında sivri tepeli bir kartuş meydana getirirler. Oradan sonra toparlanarak önce kabarık yuvarlak halkalardan, sonra kalın ay halkasından geçerek perde gibi bir püskülle nihayetlenirler.”

Hayat ağacı motifi Anadolu Selçukluları’nda sadece dinî ve sivil mimarîde süsleme unsuru olmayıp sembolik anlamlar da taşıyor. Kültürümüzün eski izlerini de taşıyarak “evrenin direği, barışın, bereketin, bilimin, hikmetin, kudretin ve sonsuzluğun sembolü” olmasıyla Türk taş bezeme sanatındaki eşsiz örnekleriyle beraber, günümüz inanç ve geleneklerinde de yaşamaya devam ediyor.

Kaynak: İrfan TARAKÇIOĞLU-PUSULA